Yangınlar iş güvenliği konusunda sık karşılaştığımız ve oldukça ciddi sonuçları olan tehlikelerdir. Temel Yangın Güvenliği serisinin bu ilk makalesinde Yangın Nedir ? Yangın Nasıl Oluşur ? Yangın Sınıfları Nelerdir? vb. soruların cevaplarını inceleyecek kısaca yangınların temel prensipleri üzerinde duracağız.
Her yıl yangınlar sebebiyle yüzlerce insan hayatını kaybetmekte çok daha fazlası ise yaralanmaktadır. Yangınlar sonucu oluşan finansal maliyetler, fabrika ve işyerlerinin tamamen kapanmasına neden olan boyutlara ulaşabilmektedir. Yangınlarla etkili bir şekilde mücadele etmek ve insanları yangından koruyabilmek için öncelikle yangının doğasını anlamalı ve bu bilgiler ışığında gerekli önlemleri almalıyız.
Yangın, bir maddenin oksijen ile kimyasal bir reaksiyona girmesi ve bu reaksiyon sonucunda ısı ve ışık yayılmasıdır. Yangının tanımını basitçe bu şekilde yapabiliriz. Yangını tam olarak anlamak için ise yanma reaksiyonunu oluşturan bileşenlere hâkim olmalıyız.
İçindekiler
Yangın Üçgeni
Yanma Nedir? Yangın Nedir? sorularını, yangın üçgeni kavramı ile kolayca açıklayabiliriz. Bir yangını başlatmak ve sürdürebilmek için üç temel bileşene ihtiyaç duyulur. Bu bileşenler; yakıt, oksijen ve ısı kaynağı olmak üzere yangın üçgeni olarak bilinen yapıyı oluştururlar. Bu bileşenlerden herhangi birinin eksikliğinde yangının oluşması veya devam etmesi mümkün değildir. Dolayısıyla yangın önleme ve söndürme çalışmalarında da bu prensipten faydalanılır.
Yangının oluşumunu önlemek için üç bileşenin aynı anda aynı noktada bulunması engellenir. Yangının hâlihazırda başladığı durumlarda ise bileşenlerden birinin yangından uzaklaştırılması hedeflenir. Kısaca, yangını sonlandırmak için yangın üçgeninin bozulması gerekir.

Yakıt
Yangın üçgenindeki yakıt ifadesi, benzin veya gaz gibi bilinen bir yakıt olmak zorunda değildir. Bir madde yanabiliyorsa yakıt kaynağı da olabilir demektir. Peki, maddelerin yanıcı olup olmadığını nasıl anlarız? Şöyle ki, yeterli sıcaklıklara ulaşıldığında birçok madde yanıcı özellik gösterir. Uygun şartlar altında neredeyse her madde yakıt olarak kullanılabilir. Kolayca yanabilecek maddeler yangın için genellikle ilk yakıt olurlar ardından da diğer maddeleri tutuşturarak onları da yangına dahil ederler.
Maddelerin alev alabileceği sıcaklık değerleri tutuşma sıcaklığı veya yanma noktası olarak ifade edilir.
Tipik bir işyerinde yaygın olarak bulunan kolay yanabilir maddeler (yakıt kaynakları);
- Katılar – Tahta, kağıt, karton, ambalaj malzemeleri, plastikler, kauçuklar, köpükler, duvar kağıtları, tekstil ürünleri, yapıda kullanılan elyaf ve sunta malzemeler, atıklar (odun talaşı, toz vs.)
- Sıvılar – Boya, vernik, yapıştırıcılar, benzin, tiner, ispirto, parafin, toluen, aseton vb.
- Gazlar – LPG (sıvılaştırılmış petrol gazı), asetilen (kaynak işleminde kullanılır) ve hidrojen vb.
Yangınla mücadele konusunda yakıtın tipi çok önemlidir çünkü maddeler yanma sırasında birbirinden farklı davranışlar gösterir. Maddelerin yanarken ortaya çıkardığı alev ve duman miktarları birbirinden farklı olacağı için madde türüne göre yangın söndürme araçları da değişmektedir. Bu konuyu yangın sınıfları başlığında detaylıca inceleyeceğiz.
Katı ve sıvı maddeler (örn. tahta, yağ) doğrudan yanmazlar. Yanabilmeleri için ısı etkisi ile yanıcı buharlara dönüştürülmeleri gerekmektedir. Maddeler alevlendiklerinde, yandığını gördüğümüz şey maddenin kendisi değil gaz veya buhar formundaki halidir. Aşağıdaki video bu olayı basit bir deneyle güzelce açıklıyor. Küçük odun parçaları deney şişesine koyuluyor ve şişe alttan ısıtılıyor. Şişeden buharlar çıkmaya başladığında şişe üstten kibritle tutuşturuluyor ve buhar yanmaya başlıyor. Böylece yanan şeyin odunun kendisi değil odunun ısıtılması sonucu oluşan buhar olduğunu anlıyoruz. Aynı deney kömür ve kağıt ile de tekrarlanıyor. İzlemenizi öneririm.
Katıların Buharının Yanması Deneyi
(Yangın Nedir ?)
Katıların yanabilmek için önce yanıcı buharlar ortaya çıkarması bu maddelerin yanma hızını da etkiler. Katıların yanma hızları, buharların ortaya çıkabileceği ve oksijen ile buluşabilecekleri birim yüzey alanına bağlıdır. Örneğin; bir odun kütüğü, küçük odun parçalarına göre çok daha zor alev alacaktır. Keza küçük odun parçaları da odun talaşlarından çok daha zor yanacaktır. Malzeme bölündükçe hava ile temas eden yüzey miktarı artacak ve tutuşma kolaylaşacaktır. Hatta talaş tozları o kadar hızlı yanar ki patlayıcı özellik gösterebilirler.
Oksijen
Yanma reaksiyonu için gerekli ikinci bileşen olan oksijen, genellikle çevredeki havadan karşılanır. Hava, %21 oranında oksijen içerir ve yangınları besleyen ana oksijen kaynağıdır. Yanma reaksiyonunun sonlanması için havadaki oksijen oranının %16’nın altına düşmesi gerekir.
Yangının gerçekleştiği alanda bulunan basınçlı hava tankları, saf oksijen tüpleri, peroksit, nitrat gibi kimyasallar (yandıkları zaman oksijen açığa çıkarırlar) havadaki oksijene eklenir ve fazladan oksijen kaynağı oluştururlar. Oksijen miktarının artması ile yangın güçlenirken, oksijen tükendiğinde ise yangın sonlanacaktır. Kapalı alanlarda gerçekleşen yangınlar ortamdaki oksijeni tükettikten sonra kendiliğinden sona erer.
Isı
Yangın üçgeninin son bileşeni olan ısı, yangınlar için tutuşma kaynağı olarak görev alır. Tutuşma veya alevlenme yanma olayının başlangıç noktasıdır. Bizler tutuşturucuları genellikle alev, kıvılcım veya ateşin kendisi olarak düşünürüz ancak aslında tutuşma bunların yaydığı ısı sayesinde gerçekleşir. Tutuşmanın gerçekleşebilmesi için illa ki gözle görülür bir ateş olmak zorunda değildir. Gözle göremediğimiz birçok ateşleme kaynağı olabileceğini (örn. statik elektrik) unutmamalı yangın önleme çalışmalarında bu ihtimalleri de göz önünde bulundurmalıyız.
Isı kaynakları, sadece ısı üretmek üzere tasarlanmış ekipmanlardan ibaret değildir. Isı üretilmesinin hiçbir şekilde beklenmediği durumlarda dahi belirli sebeplerden ötürü ısı ortaya çıkabilir. Kaynak makineleri, pürmüzler, ocaklar, lehim aletleri, elektrikli ütüler gibi ekipmanlar ısı üretmek üzere tasarlanan ekipmanlardır. Taşlama cihazlarının saçtığı kıvılcımlar, aşırı yüklenen elektrikli ekipmanların ısınması, statik elektrik veya kısa devre kaynaklı kıvılcım oluşumları ise ısı üretme amacı olmayan ancak gerçekleştirilen işlemin yan ürünü olarak ısı ortaya çıkaran ekipmanlara örnektir.
İşyerlerinde sıklıkla karşılaşabileceğimiz potansiyel tutuşma kaynakları şunlardır:
- Kontrolsüz (Çıplak) Alevler – Tüten malzemelerden, pişirme aletlerinden, ısıtma cihazlarından kaynaklanır.
- Dış kıvılcımlar – Taşlama işi, kaynak işlemleri, elektrik şalterinin açılıp kapatılması sırasında ortaya çıkar.
- İç Kıvılcımlar – Hasarlı veya normal elektrikli ekipmanlarda, makinelerde ve aydınlatmalarda gerçekleşir.
- Sıcak Yüzeyler – Aydınlatmalarda, pişirme-ısıtma cihazlarında, iyi havalandırılmamış veya uygun yağlama yapılmamış iş ekipmanlarında, sıcak rulman ve tahrik (transmisyon) kayışlarında sıcak yüzeylerle karşılaşılabilir.
- Statik Elektrik – Yüksek derecede yanıcı sıvıların dökülmesi veya aktarılması işlemleri, yalıtımlı zeminlerde yürünmesi, sentetik kıyafetlerin giyilmesi ve çıkarılması gibi eylemler sonucunda statik elektrik oluşabilir.
Kibrit ve sigara kullanımı da işyerlerinde sık karşılaşılan tutuşturma kaynaklarındandır.
Yangın üçgeni kavramı ile yakıta, oksijene veya ısı kaynağına erişimi engellenen yangınların sonlanacağını görmüş olduk. Bu bilgilerden yola çıkarak, yangınla mücadele yöntemlerini yakıt kaynağını ortadan kaldırmak, oksijen miktarını kısıtlamak veya ortamı yanma sıcaklığının altına düşecek kadar soğutmak olarak sıralayabiliriz.
Yangınların Sınıflandırılması
Yangınlar, EN 2: 1992 İngiliz standardından tercüme edilerek kabul edilen TS EN 2 ve TS EN 2/A1 Türk Standartlarında beş ayrı sınıfta tanımlanmıştır. Bu yangın sınıfları A, B, C, D ve F sınıfı yangınlar olarak kodlanır. Bu sınıfların dışında elektrikli ekipmanları içeren yangınların değerlendirildiği bir sınıf daha mevcuttur.
Yangınlar, içeriğindeki yakıt türüne göre sınıflandırılmıştır. Yangın sınıfları, yangını tanımlamakla beraber yangını söndürmek için kullanılacak söndürme araçlarının seçimini de belirler. Bu nedenle yangın tiplerinin doğru şekilde tespit edilmesi, yangınla etkili mücadele konusunda ciddi fark yaratacaktır.
Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik’te Yangın Sınıfları A,B,C ve D olmak üzere dört başlıkta belirtilmiştir. F sınıfı yangınlar TS EN 2 ve TS EN 2/A1 standartlarında yer almasına rağmen yönetmelikte bulunmamaktadır.
A Sınıfı Yangınlar
A sınıfı yangınlar; kâğıt, ahşap, karton, tekstil ürünleri, mobilya ve plastik gibi yanmaları sırasında kor haline gelen ve köz oluşturan katı maddelerin dâhil olduğu yangınlardır. Oluşan közler ve korlar nedeniyle A sınıfı yangınlarla mücadele için boğma yöntemi (oksijen temasını kesmek) yetersiz kalacaktır. Bu yangın türü ile etkili mücadele yangının soğutulması yoluyla gerçekleştirilir. Bu soğutma işlemi içinde genellikle su kullanılır.
B Sınıfı Yangınlar
B Sınıfı yangınlar; yağ, benzin, boya vb. yanıcı sıvıları veya gres, cila gibi sıvılaştırılmış katıları içeren yangınlardır. B sınıfı yangınlar akışkan maddeler içermesinden dolayı genellikle çok hızlı yayılırlar ve söndürüldükten sonra da tekrar alev alabilirler. Sıvı yangınlarında kor oluşumu gerçekleşmez. Yangın sırasında sadece alev oluşacağından söndürmek için boğma yöntemi yeterli olmaktadır. Bu yangın çeşidi için en etkili söndürücüler, yanan malzemeyi örten ve oksijen temasını kesen köpükler ve kuru tozlardır.
Pişirme işleminde kullanılan yağlar bu sınıfa dahil değildir. Pişirme yağlarını içeren yangınlar, F Sınıfı olarak ayrı bir başlıkta bulunurlar.
C Sınıfı Yangınlar
C Sınıfı yangınlar; doğal gaz, bütan, propan gibi gazları içeren yangınlardır. Bu yangınları söndürmek için yangını besleyen hattaki vanaları kapatmak yani yakıt akışını kesmek gerekir. Eğer yakıt akışı hemen kesilemiyorsa uzman bilgisi gerektiren özel teknikler ile yangına müdahale edilmelidir. Gaz yangınları uzman ekibin müdahalesine kadar yanmaya bırakılmalıdır. Bir gaz yangını, gaz akışı bitmeden söndürülürse ortamda patlayıcı gaz karışımı birikmesine ve çok daha büyük bir tehlikenin oluşmasına neden olabilir.
Bazı kaynaklarda C sınıfı yangınların elektrik yangını olarak kabul edildiğini görebilirsiniz. Kafa karışıklığını gidermek adına, dünyada NFPA (Amerikan Ulusal Yangından Korunma Kurumu) ve Avrupa Standartları olmak üzere iki ayrı yangın sınıflandırmasının bulunduğunu bilmemiz gerekir. Amerikan (NFPA) standartlarında C sınıfı yangınlar, elektrik yangını olarak geçmektedir. Türkiye, Avrupa Standartlarını kabul ettiği için bu makalede Avrupa Standartları dikkate alınmıştır.
D Sınıfı Yangınlar
D Sınıfı yangınlar; yakıtın alüminyum, sodyum, potasyum veya magnezyum gibi bir metal olduğu yangınlardır. Metal yangınlarının söndürülmesi, çok yüksek sıcaklıklara ulaşmaları ve oksijen ile şiddetli reaksiyon göstermeleri nedeniyle genellikle zordur. Metal yangınlarına, yalnızca bu yangın türlerine özel üretilmiş yangın söndürme araçları ile müdahale edilmelidir.
F Sınıfı Yangınlar
F sınıfı yangınlar, ticari mutfaklarda kızgın yağda kızartma işlemi için kullanılan yağları içeren yangınlardır. Pişirme yağlarını içeren yangınlar, çok yüksek sıcaklıklara ulaşabilmeleri nedeniyle B sınıfı yangınlara (yanıcı sıvı yangınları) dahil edilmemiş bu yangınlara ayrı bir sınıflandırma yapılmıştır. B sınıfı yangınlara müdahalede kullanılan yangın söndürücülerin bir çoğu pişirme yağların dahil olduğu bir yangına karşı etkisiz kalacaktır.
Aşırı ısınabilen malzemeler içeren F sınıfı yangınlara, yangını soğutarak kontrol altına alan ve yağ yüzeyini kaplayarak yeniden tutuşmayı önleyen özel sıvı kimyasal söndürücülerle müdahale edilir. Bu yangınların söndürüldükten sonra bile kolaylıkla yeniden tutuşabileceği göz önünde bulundurulmalı ve soğutma işlemine devam edilmelidir.
F sınıfı yangınlara asla su ile müdahale edilmemelidir!
Evlerimizde de karşılaşabileceğimiz bu yağ yangınlarına karşı bilgi sahibi olmalıyız. Üniversite yıllarımda bekar evimde başımdan böyle bir olay geçmişti. Patates kızartmak için yağı koyup içeriye geçmiş ve tavayı ocakta unutmuştum. Bir süre sonra mutfağa döndüm ve tavanın alev aldığını gördüm. O anki bilgisizlik ve panikle yanan tavanın üstüne bir kupa suyu boca ettim. Alevler bir anda parlayarak aspiratöre kadar yükseldi ve kızgın yağlar etrafa saçıldı. Neyse ki yağ miktarı çok azdı ve ciddi bir sonuç olmadan tavayı söndürebildim. Böyle bir durumda basitçe tavanın kapağını kapatarak alevleri boğmak, yangını söndürmek için genellikle yeterli olacaktır. Yangını kontrol edemeyeceğinizi düşündüğünüz anda ise 110 İTFAİYE’yi aramak en akıllıca çözümdür. Yağ yangınına, su ve boğma yöntemi ile müdahale edilen iki videoyu aşağıya koyuyorum. Hangi yöntemin nasıl sonuç verdiğini bu videolarda görebilirsiniz.
Yağ Yangınına Su ile Müdahale Etmek
(F Sınıfı Yangın)
Yağ Yangınına Boğma Yöntemi ile Müdahale Etmek
(F Sınıfı Yangın)
Elektrik Yangınları
Elektrik akımı, bir tutuşma kaynağıdır ancak yanabilir bir malzeme yani bir yakıt değildir. Yangınlar, kullandıkları yakıt biçimine göre sınıflandırılır. Bu nedenle elektrik yangınları için özel bir sınıflandırma yapılmamıştır. Ancak elektrikli ekipmanları içeren yangınlar, elektriğin enerji kesilinceye dek yangını beslemesi nedeniyle üstünde özel olarak durulması gereken bir yangın tipidir.
Elektrik yangınlarına müdahale etmeden önce enerjinin kesilmesi çok önemlidir. Enerjinin kesilmesinin mümkün olmadığı durumlarda karbondioksit veya kuru toz gibi söndürücüler kullanılmalıdır. Enerji kaynağı kesildikten sonra ise asıl yangın sınıfına ve yakıt tipine uygun söndürücüler kullanılır.
Son Sözler..
Bu makalede Yangın Nedir? Yangın Nasıl Oluşur? sorularını; yangın çeşitleri ve türlerini inceleyerek Temel Yangın Güvenliği serisinin altyapısını hazırlamış olduk. Bir sonraki makalede yangınların sebepleri ve oluşturduğu tehlikeler konusuna odaklanacak ve yangın güvenliği konusunda ilerlemeye başlayacağız.
Kaynaklar:
* Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik
* TS EN 2 ve TS EN 2/A1
Umarım Yangın Nedir? Yangın Sınıfları Nelerdir? yazımı faydalı bulmuşsunuzdur. Konu hakkında eklemek istedikleriniz var ise, lütfen yorumlarda belirtin.
Yangınların Sebepleri ve Oluşturduğu Tehlikeler (2.Adım) >>








